Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Varmısın yokmusun oyununu oyna Bedava Oyun Oyna Varmısın Yokmusun Hakkında Herşey BU Sitede Yazılar - Varmısın?? Yokmusun
Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image Hosted by ImageShack.us
Yükleniyor...

Varmısın Yokmusun Acun Medya Hakkında Herşey Varmısın Yokmusun Oyununu Oyna Siz Bize Destek Oldukca Biz eN İyisini YapacaGız..!

Yazılar

Varmısın yokmusun dizileri solladı

Acun Ilıcalı’nın sunduğu yarışma programları reyting rekorları kırınca kanallar dizilerden vazgeçti. İşte detaylar.
Yapımcılar, dizileri çok uzun yıllar kanalların reyting garantisi olarak gördü. Bu yüzden dizi çekmek için büyük maliyetleri gözden çıkarmak zorunda kaldılar. Taa ki Acun Ilıcalı televizyonda izlenme rekorları kıran yarışma programları sunmaya başlayana kadar. Ilıcalı, Fear Factor ve Survivor adlı yarışmalarla izleyiciyi adeta ekrana kilitledi.

Ardından çok az maliyetli ve yurtdışında benzeri olan "Var Mısın Yok Musun" yarışmasıyla bir anda reytingleri alt üst ederek birinci sıralara yükseldi. Bütün bunlar televizyon kanallarını uyandırdı. Yapımcılar, dizilere milyonlarca dolar ödemektense izleyicinin daha çok ilgisini çeken yarışma programlarını primetime'a koymaya başladı.

Kanallar 2007 yılında tam 30 yarışma programını yayına sokarak rekor kırdılar. Bu sayının önümüzdeki yıl daha da artması ve hatta dizilerin tahtını sallaması bekleniyor.

İşte en çok izlenen yarışma programları:

Show TV: Buzda Dans ve Var mısın Yok Musun?

Star TV: Hayalin İçin Söyle, Popstar Alaturka ve Benim Param Senin Paran.

Kanal 1: Passaparola

TRT 2: Bir Kelime Bir işlem

TV8: Uzman Avı

Kanal 7: Anadolu Yıldızı

varmısınyokmusun neşe

11 mayıs Anneler gününde varmısın yokmusun yarışmasındaki yarışmacı neşe oldu.Neşe ilk bölümü kötü geçirmesine rağmen ardından geçilen iki turda kırmızı bulmadı ve 22 bin ytllik teklif aldı.Teklifi kabul etmeyen neşe yarışmaya devam ediyor.Yarışmaya süpriz olarak Gülben ergen geldi.Gülben ergen süpriz adlı yeni albümünden bir şarkı söyledi.Gülben ergenin açtığı ilk kutu küçük çıktı fakat ardından açtığı kutuda 500 bin ytlyi buldu.Son yedi kutuya 3 kırmızıyla giren neşe 37 bin ytllik teklif aldı.Teklifi kabul etmeyen neşe oyuna devam etti.Son dörde 100 ve 125 bin ytlyi sokan neşe son iki kutuyu açacak.İki kutudan birinde 100 bin ytlyi bulan neşe son ikiye 125 bin ytlyi sokmayı başardı ve 43 bin ytl teklif aldı.Teklifi kabul eden neşe yarışmayı tamamladı. Neşe'nin kutusundan ise 125.000 YTL çıktı.

 

Vatan Gazetesi Röportajı

''Röportaj yapmak için aradığımda, kendimi yarışmaya katılmış gibi hissettim. Hatta hissetmekle kalmadım, bizzat yarıştım. Çocukları ve eşiyle röportaj yapma isteğime, ''Hamdi Bey'i vereyim'' teklifiyle karşılık verdi.

Hiç düşünmeden kabul ettim. Milyonların merak ettiği Hamdi Bey�i ben görecektim. �Teklifine varım� dedim. Ancak kanal yönetimi bu duruma pek sıcak bakmayınca, biz de ilk teklife geri döndük. İyi ki de döndük. Böylece yarışmadan, Acun Ilıcalı'nın güzel ailesini tanımış olarak ayrıldım.

n Nasıl tanıştınız?
Acun Ilıcalı: Bağdat Caddesi�nde kotçu dükkanım vardı. O zaman kot satıyordum. Zeynep annesiyle birlikte kot almak için bizim dükkana geldi. Dükkana girer girmez ona aşık oldum. Hemen annesinin nerede çalıştığını öğrendim. Bağdat Caddesi�nde bir mağazada müdürlük yapıyordu. Ben de o mağazaya gittim. Yaz tatili olduğu için Zeynep de annesinin yanındaydı.

n İlk görüşte sizi ne etkiledi?
A.I: Çok sempatik, çok güler yüzlüydü. Hem güzel hem de neşeliydi. Ama eşim benden ilk görüşte hoşlanmadı. Yüzümde iki parmak sakal, altımda eşofman vardı. İlk gördüğünde beni çok itici bulmuş.
Zeynep Ilıcalı: Öyle gerçekten. 17 yaşındaydım. Aramızda 7 yaş var. Acun 24 yaşındaydı. 24 yaş bana göre büyüktü. Acun�a hiç o gözle bakmadım. Zaman geçti, tanıdıkça sevmeye başladım.

n Zeynep Hanım�ı tavlamak çok zor oldu galiba...
A.I: Çok zor oldu. Zeynep�i 8 ay kovaladım. Ama kafama koyduğum her şeyi yaptığım için bunu da başardım.
Z.I: Merdivenlere çiçekler dökmüştü. Posta kutuma mektuplar koyuyordu. Her genç kızın hayalinde yok mudur böyle şeyler. Bu olaydan bir sene sonra da birlikte olmaya başladık.

n Flört döneminiz ne kadar sürdü?

A.I: 9 yıl sürdü. 93�te tanıştık. 2003�te evlendik.



n Neden bu kadar uzun sürdü?
A.I.: Ben açıkçası pek evliliğe meyilli değildim. Ama 9 yıl laylaylom geçtikten sonra bir yerden sonra ilişkinin adını koymanız gerekiyor. Bir insanla 9 sene geçiriyorsan artık o saatten sonra evlenmemen için de bir sebep kalmıyor.



n Evlenme teklifi nasıl geldi?

A.I: Çok anormal bir evlilik teklifi yapmadım. 10 senelik bir ilişkinin üzerine komik olurdu. Ben zaten özel günlerde özel kutlamalar yapmaya da karşıyım. Mesela Sevgililer Günü bana biraz zorlama geliyor. Sevgililer Günü�nde Zeynep�e özel bir davranış içine girmem ters geliyor. Alakasız bir çarşamba günü ona çiçek göndermek daha doğal.

n Zeynep Hanım da sizin gibi mi düşünüyor?
A.I: Benim avantajım Zeynep ile 17 yaşında tanışmam, onu genç takımından yani PAF takımından aldım. Kendi ellerimle yetiştirdim. Tanıştığımızda rap müzik sevmiyordu şimdi seviyor. Kıyafetlerini bile değiştirdim. Çok kadınsı giyinmeyi severdi. Ben ona daha rahat giyinmesini söyledim. Daha spor kıyafetler giydirdim. Belki ben olmasaydım çok daha kıskanç biri olacaktı. Onun o tarzını da değiştirdiğini düşünüyorum. En azından uğraşıyorum. Bu konuda eğitim daha bitmedi.

n Çok kıskanç galiba...
Z.I: Ben Aslan burcuyum. Biraz kıskancım.
A.I: Zeynep başkalarının gözünde ofsayta düşmek istemez. Benim hiçbir kızla bir şey yapmayacağımı bilir ama bir kızla haberim çıksa çok rahatsız olur.

n Telefonla sürekli kontrol eder mi?
A.I: Zeynep�in şöyle bir özelliği vardır. Arayıp �Karpuz yer misin� diye sorabilir. Beni aradığında sağımda Genel Müdür Saner Ayar, solumda Zeynep Karamehmet... Çok kritik bir toplantıdır. Ben ona �Sonra konuşalım� derim. �Hayır, çabuk söyle manavdayım� der. �Tamam yerim� dediğim zaman �Kaç tane alayım� der. �İki tane al� dersem �Niye dört tane almıyoruz� der. �Dört tane al� derim. �Ben bunları nasıl taşıyacağım� der. Zeynep telefonda soru sormayı çok sever. Kızımız Leyla bu konuda annesine benziyor. Bazen okula ben bırakıyorum. O gün benim için bitiyor. Şimdilerde �neden� diye sormayı öğrendi. Sürekli �Neden baba?� diye sorular soruyor.

n Parayı bulan erkekler genelde ilk iş olarak eşini değiştiriyor. Bunun sanat dünyasında da örnekleri var. Zeynep Hanım sizin böyle bir korkunuz oldu mu?
Z.I: Acun o konularda çok mütevazı. Onun para konusunda bir açlığı yok. Böyle bir şey hiç aklıma gelmedi.
A.I: Bu dediğin doğru. Parayı bulanlarda genelde böyle olaylar yaşanıyor. Ama kimsenin özelinde ne yaşadığını bilemeyiz
Z.I: Bence bu kıroluk.
A.I: Ama bunu benim açımdan soruyorsan bir gün Zeynep ile boşanırsam bunun parayı bulmamla uzaktan yakından bir ilgisi olmaz. O da bir gün �Senden memnun değilim� diyerek terk edebilir beni. Bizim aramızdaki ayrılığın hiçbir noktasında para olmaz. Allah izin verirse ölene kadar beraberiz. Para bizim mutluluğumuzu daha artıracak bir şey değil. En fazla içinde oturduğun binalar daha iyi olabilir.

n Kadınlardan davetkâr teklifler alıyor musunuz?
A.I: Alıyorumdur. (gülüyor) Elim yüzüm düzgün, ağzım da iyi kötü laf yapıyor.
Z.I: Elin yüzün düzgün olmasa da ünlü olduğun için kadın milleti hoşlanabilir.
A.I: Orada top Zeynep�e geçiyor. Ben kendimi biliyorum. Bu imtihanı Zeynep�in geçmesi lazım. Benden ofsaytlık bir durum olmaz. Zeynep bana olan ilgiyi sindirmeli. Onu da zamanla başarıyor.
Arkadaşlarım �Nasıl dayanıyorsun� diyor
A.I: Ünlülerle çok samimiyetim yok. Çevremde olan herkesi Zeynep de çok iyi tanır. Erkek muhabetinden çok hoşlanırım. Zeynep bu durumu daha çok kıskanıyor. O da kendisine ayrılamayan vakitle ilgili bir kıskançlık.
Z.I: Benim kızlardan yana değil erkeklerden yana derdim var. Acun�un erkek arkadaşlarını kıskanıyorum. Çünkü onlarla PlayStation oynuyor, daha çok vakit geçiriyor. Acun�la birlikte olmak isteyecek milyonlarca kadın olabilir ama önemli olan onun benimle birlikte olmak istemesi.

n 14 yıldır birliktesiniz. Heyecanı nasıl taze tutuyorsunuz?
A.I: Acun Firarda�nın bize bu konuda gerçekten bir katkısı oldu. Acun Firarda�da hep gezdim. Ben yüzde 50 Türkiye�deydim. Bu bizim ilişkimizi hep dinamik tuttu. Araya hep özlem girdi. Bu konuda şu anda biraz şanssısız. Her dakika beraberiz. Arada benim bir yurt dışına gitmem gerekebilir. Rutine gelemiyorum. Ruhum daralıyor. Evlilik içinde de bir şekilde bir değişiklik içindeyiz. Gece 12�de evden çıkarım mesela. Okan Buruk ile Emre ile PlayStation oynarız. Bir yere gitmesem bile o hafta kendime öyle aktiviteler koyarım ki Zeynep ile araya özlem sokarım.
Z.I: Biz dipdibe bir evlilik yaşamıyoruz.

n Sürekli yurt dışındasınız ve yanınızda birbirinden güzel kızlar. Kıskançlık yüzünden kavga ediyor muydunuz?
Z.I: Herkes bana �Nasıl dayanıyorsun?� diye soruyordu. Acun�un daha önceden de bir televizyon geçmişi olduğu için sonuçta o işi televizyon için yaptığını biliyordum. Bir de güveniyordum.
A.I: Ama iki üç kere kıskançlık yaptın. Bir kere Güney Afrika�da bir kızı havuza attım. �Bu fazla olmuyor mu� dedi. Kız havuzdan çıkıp sempatik bir şekilde Acun deyince Zeynep bu duruma �Yuh artık� dedi. Onun dışında benimle üç dört seyahate geliyordu. Hatta bana kız gösterirdi. �Şu kızla röportaj yap� diye.
Z.I: Benim mantıksız kıskançlıklarım yok.

n Evlenmeden önce çapkın bir erkek miydin?
A.I: Hiç değildim. Hatta eşim Zeynep MSN�ime girip benim bir kadınla yazıştığımı görünce onun bana ilgisi olabileceğini düşünüyor. O kız onun en şüphelenebileceği isimlerden biri. Yazışma sırasında en ufak bir şey olmadığını görüyor. Bu olayın beni 10 sene beraat ettirmesi gerekiyor.
Z.I: Bana her şeyi ispat ettiği için ona ekstradan şüpheyle bakmıyorum.
A.I: Evcil bir insanım. Evimde çocuklarımla karımla olmak bana çok zevk verir. Onun dışında bir aktivite yapıyorsam yine arkadaşımın evinde olur. Geceleri beni dışarıda çok zor görürsünüz.

n Acun Ilıcalı nasıl bir baba?

A.I: Çocuğuna bağımlı yaşayan bir baba değilim. Komik bir babayım. Benim bir de 18 yaşında kızım var, Banu. Onunla arkadaş gibiyim.

n Zor bir erkek mi Acun?
Z.I: Çok neşeli ama zordur.

n Maço mu?
Z. I: Yeri geldiğinde evet.
A. I: Aşırı dekolte giyinmesini istemem. Göğüs dekoltesinden hoşlanmam. Özellikle evli bir kadının aşırı dekolte giymesini anlamlı bulmuyorum. Kadın bana bunu açıklamalı. �Ben dekolte giyiniyorum ama...� deyip devamını doldurmalı.

n �Dekolte giyiniyorum çünkü bana yakışıyor� diyemez mi?
A.I: Bu çok samimi bir cevap değil. Dekoltenin cinsellik çağrıştırdığı bir gerçek. On erkeği çağıralım, onu da �Ben bu kıyafetten etkilenirim� diyorsa durup düşünmek lazım. İnsan beraber olduğu kişiye erkekler tarafından o gözle bakılmasını istemez. Bu çok rahatsız edici bir durum. Kimseyi yargılamıyorum. Bunu kendi eşim açısından söylüyorum. Eşimin dekolte giymesini istemem.
Z.I: Ben de yanımdaki erkeğin göğüs dekolteme müdahale etmemesinden rahatsızlık duyarım açıkçası. Bence erkeğin birlikte olduğu kadını diğer erkeklerden kıskanması gerekir.

n Evli kadınların çalışmasına da karşısınız...
A.I: Ben kadınların ağır işlerde çalışmasına karşıyım. Bunu söyledikten sonra çevremdeki kadın çalışma arkadaşlarım �Keşke çalışmasak� dediler. Evlat yetiştirmek dünyanın en zor işi. Zeynep çocuklarımla ilgilenerek zaten çalışıyor.
Z.I: Ben çalışıyorum. Ama kendi işimizde. İstediğim zaman çocuklarımla vakit geçiriyorum.
A.I: Aşırı yoğun iş hayatı kadınları masumiyetten uzaklaştırıyor. İşkolik kadınlar değişiyor. Ben kadınların kadınlığını, anneliğini yaşayıp mutlu olmasını istiyorum.

n Televizyon kanallarından çok büyük teklifler alıyorsun...
Şu anda çalıştığım kanalda mutluyum. Başka bir kanala gidip üç-beş katı kazanabilirim. Ama o zaman mutlu olabilir miyim bilmiyorum. 13 yıldır aynı kanaldayım. Bu mutluluğu bozma sebebim para olamaz.

n Çok astronomik rakamlar teklif edildiğini duydum...
Kekeleyeceğim derecede rakamlar duydum. Hatta bana teklif edilen rakamı duyduğumda resmen kekeledim.

n Ne kadar?
Rakam telafuz etmem. Çünkü az yazıyorlar moralim bozuluyor. (gülüyor)

n Playstation partileriniz çok meşhur. Erkek arkadaşlarınızla birlikte sabahlara kadar süren bu partilerden eşiniz rahatsız olmuyor mu?
A.I: Zeynep ile akşam yemek yiyorum. Gece 12 gibi Playstation için evden çıkıyorum. Okan da Nihan�ı uyutuyor. Telefon açıyor �Uyudu geliyorum� diye. Herkes eşini uyuttuktan, son kontrolleri yaptıktan sonra buluşuyoruz.

n Ama aynı yatakta çok fazla uyumuyorsunuz?
A.I: Turnuva sabah 5-6 gibi bitiyor. Yani sonuç olarak eve gittiğim zaman Zeynep benimle aynı yatakta uyanmış oluyor. Sistemde hiçbir problem yok. Bu haftada iki gün oluyor.
Z.I: Eğer yenememişse bu süre çok daha uzun oluyor. O yüzden Acun�un arkadaşlarına çok kızıyorum �Yenilin de eve gelsin� diye. Geçen gün arkadaşı Ekrem, Acun�u yendi. Ekrem�e �Ne olursun yenil� dedim.
A.I: Ekrem yendi kısmı sakın bu röportajda çıkmasın. Dün 5 kere berabere kaldık. �Yendi�diye çıkmasın, son bir kez daha ikaz ediyorum!..

n Playstation�da Okan Buruk nasıl?

A.I: Okan en hırslılardan biri. Ama yetenekleri sınırlı, beceremiyor. Bu alemin en sıfırı Gökhan Şükür�dür. Gökhan Şükür iki pas yapamaz. Emre Belözoğlu çok iyidir. Benden daha çok galibiyeti vardır. Yüzde 60 o kazanıyorsa yüzde 40 ben kazanırım.''

Acun Ilıcalı ıle hos bir röportaj

'Var mısın Yok musun?' yarışmasıyla herkesi ekranlara kilitlemeyi başaran Acun Ilıcalı'nın, seçimleride oyunu AKP vermesi tüm mahalleyi bakın nasıl şok etmiş.

Acun Ilıcalı deyince bugünlerde herkesin aklına tek bir şey geliyor: “Var mısın Yok musun?” Bu cümle bir yarışma programının adı olmasına rağmen Ilıcalı’nın üzerine yapıştı kaldı. Yarışma, reytingleri altını üstüne getirmekle kalmadı, rakip kanalların da paçasını tutuşturdu. Ilıcalı’yı ilk ‘Acun Firar’da ile tanıdık, ardından ‘Dokun Bana’ ve ‘Biri Bizi Gözetliyor’daki sunuculuğu ile. Fear Factor ve Surviver ile genç seyircinin büyük ilgisini çektikten sonra da son vuruşu ‘Var mısın Yok musun?’ ile yaptı. Kurduğu Acunmedya şirketine de ne kadar sevdiği arkadaşı varsa topladı. Şimdi Ilıcalı, ekran başında yürekleri hoplatıyor ve her zaman yarışmacının yanında yer alıyor. “Para benim cebimden çıkmıyor, onun için çok rahatım.” diyecek kadar da açık yürekli. 18 yaşında evlenen, 19 yaşında baba olan, 20 yaşında anne ve babasını trafik kazasında kaybeden Ilıcalı, bir motosiklet kazasında ölümün eşiğinden dönmüş. O dönemde yaşadıklarını tam bir dibe vurma olarak nitelendiriyor ve o dibe vuruşun şu anki konumuna getirdiğine inanıyor. Ekranların en sevilen sunucusu adım adım, ama sağlam yükselişini Zaman okurları için anlattı.
Muhabirlik, sunuculuk, program yapımcılığı derken bugün en çok seyredilen bir programın sunuculuğunu yapıyorsunuz. Şans mı yoksa çok çalışmak mı? Bu işin sırrı ne?
Bir insanın talihli olması için başarılı olması da şart. Başarılı olduğum kesin, ortada sonuçları var; ama talihliyim de. Üçbeş olay olmasaydı belki bu noktada olmayacaktım. Kaderim böyle çizilmiş diye düşünüyorum.
Neydi o olaylar?
2002’de Dünya Kupası maçı için Kore’ye gidecektim. Basın kartı olmayanlar akredite olamazlar dediler. 7 sene Show’da çalışmama rağmen basın kartı almayı unutmuşum, gidemedim ve ‘Acun Firarda’yı yapmaya başladım. Devamında da birçok olay kendiliğinden gelişti. Fear Factor’ı Kanal D için düşünüyordum. Fakat Show’da yıllarca ekmek yedim, önce bir Show’a söyleyeyim dedim. Show Genel Müdürü 5. dakikada kabul etti. Sonra da Surviver’i onlar bana teklif etti.
Türk halkının seyredeceği programları nasıl tahmin ettiniz?
Halk bunu istiyor diye bazı kalitesiz prodüksiyonlar yutturuldu. Benim felsefem iyi reyting alalım da kötü iş olursa olsun değil. Yeni neslin her şeyden haberi var. İletişim sektörü son 15 yılda ülkemizde çok ilerledi. Toplumumuzun beklentileri Avrupa ve dünya ile çok yakın.
Genelde dış yapımları ülkemize uyarlıyorsunuz, bunu özellikle mi tercih ediyorsunuz?
Yurtdışındaki bir formatın ne performans sergilediğine bakarım, kendim malzeme arama gibi bir misyonum yok. Benim görevim iyi futbolcuları getirip burada oynatmak. Bugün en ünlü yıldızlar bir araya gelip program yapıyorlar ve 40. oluyorlar. Reyting alman için projenin korkunç güçlü olması lazım. Riske giremezsin. Belli ülkelerde denenmesi lazım. Amerika da aynı şeyi yapıyor, biz de aynı şeyi deniyoruz.
Televizyonda yaptığınız her iş tuttu, ne yaptınız da tuttu?
Ne yapmadım dersem daha iyi olur. Bir kere hiç suni olmadım, samimiydim. Çok büyük bir avantajım hiçbir dizide oynamadım, onun için halk gerçek bir kimlik gördü. Genelde etrafta sevilen bir insanım zaten. Bugün 25-30 kişilik bir ekip varsa bunların 15’i minimum 15 yıllık arkadaşım. Ukalalıktan nefret ederim. Kendini beğenen insan bana çok antipatik gelir. En büyük avantajım da kendimi ekrana çok iyi yansıtıyorum, o da Allah’ın bir lütfu.
Sizin en başarılı bulduğunuz ve iyi ki yapmışım dediğiniz projeniz hangisi?
‘Var mısın Yok musun?’ diyebilirim. Bugüne kadar toplum tarafından sevilen biriydim, ama hep 15-25 yaş grubundan ilgi görüyordum. ‘Var mısın Yok musun?’ ile Türk ailesini komple kucaklamış durumdayım. Başarılı olacağına inanıyordum, ama marka değerime bu kadar katkıda bulunacağını düşünmüyordum.
Bunlar neler kazandırdı size?
Açıkçası biz reyting zehirlenmesine uğramış bir milletiz. Bu iyi bir şey değil. Bugün şu kadar para kazandın deseler hiç umurumda değil. Çünkü yediğim yemek belli, gezdiğim yer belli. Bunun üzerindeki para zaten olsa da olur olmasa da olur. Ama reyting bizim dünyamızdaki en büyük prestij. Benim aynı zamanda beğenilme yüzdemin de yüksek olmasına vesile oldular. Ben aslında reyting almanın bin bir yolunu biliyorum, ama önemli olan takdir edilerek reyting almak.
Yarışmacılara ne kadar para ödediğinizin hesabını yaptınız mı?
Yapmadım ama ‘Var mısın Yok musun?’da şu ana kadar 2 trilyonu geçmiş durumdayız. Yıl sonuna kadar 7-8 trilyon olacağını düşünüyorum. Surviver Yunanistan’da Derya 450 milyar lira kazandı. Ben hiçbir anlaşmamda parayı vermedim. Çünkü psikolojik olarak rahat etmem lazım. Ben anlaşmalarımı sunuculuk ve prodüksiyon üzerinden yaparım. Ödül hep kanala aittir. O yüzden ben zevkle, rahat rahat sunarım.
Bir gün yüzünüz eskirse, reytingler düşerse ne olur?
Benim için problem değil. Benim hayat tarzım televizyondaki popülaritemden kaynaklanmıyor. Öyle pat diye düşeceğime de inanmıyorum. Bugün Amerika’da çok başarılı olmuş kişiler 30 yıl yapıyorlar bu işi. Şansal abi de yaşlı olmasına rağmen son derece popüler biri.
Sunuculuğunu Behzat Uygur’un yapacağı yeni bir yarışmanın prodüksiyonunu da siz yapacaksınız, nasıl bir yarışma olacak?
Amerika’da geçen yaz seyrettim, çok hoşuma gitti. Yıllarca şarkı sözlerini ezbere bildim, ama sesim rezalet. Ülkemizde on kişiden sekizinin durumu benim gibi. Yarışmanın konsepti de şarkı sözlerini bilme yarışması. Bu birçok insanı yakalayabilecek bir olay. Yarışmanın sloganı şu: “İyi söylemek değil doğru söylemek zorundasın.” Her yarışmada 6 yarışmacı olacak, en doğru söyleyen kazanacak.
Acun Firarda’da herkes sizin İngilizcenizi ve her ülke insanı ile nasıl iletişim kurduğunuzu konuşuyordu. ‘Acun 7 dil biliyor’ diyenler bile vardı. Gerçekten öyle mi?
Hiçbir zaman 5-6 dil biliyorum demedim. Bugün Türkçeyi zor konuşan biri ne kadar hoşumuza gidiyor değil mi? Beni eleştiren 10 kişinin 9’undan daha iyidir İngilizcem. Fakat benim konuştuğum çoğu insan İngilizce bilmediği için onlarla ancak Tarzan İngilizcesi ile konuşmam gerekti. Kelimeleri tek tek söylemem lazımdı. Ama insanlar İngilizce bilmediğimi düşündü. Biraz Almancam var. İtalyanca, İspanyolca da çat pat biliyorum.
Genç Bakış programında açık açık “Oyum AKP’ye” dediniz, bunun sebebi neydi ve çevrenizden ne tür tepkiler aldınız?
Açık açık söylemem bizim mahallede biraz şok etkisi yarattı. Türkiye’de şu anda bir istikrar söz konusu. Her partinin, her insanın hataları olabilir. AK Parti’nin de vardır. Ama yiğidi öldür hakkını ver. Bu ülkede AKP zamanında enflasyon düştü, kişi başına gayri safi milli hasıla artmış durumda, refah seviyesinde artma var. Ama bunu maalesef belirli bir kesim kabullenmekte zorluk çekiyor. Ben AKP’ye oy verdim. Demek Türkiye’de her şey iyiye gidiyor ki çoğunluk AK Parti’ye verdi. Ben bu gerçekleri hiçbir zaman göz ardı etmiyorum. Başbakan’ımıza da ayrı bir sempatim de var zaten.
Yaptığınız işleri nasıl izah ediyorsunuz?
Temiz işler yaptığımı düşünüyorum. Malum şu an Türk medyasının durumu. Orada ben ciddi derecede parladığımı düşünüyorum. Samimi ve temiz işler yaparak, insanlarla samimi işler yaparak Türk medyasında iyi bir noktada olduğumu görüyorum. Yine o konuda da takdir Türk insanının.
98 Dünya Kupası’nda Brezilya maçını yorumlamak için telefon bağlantısını evden yaptığınız konuşulup durdu hep...
O dönemdeki kız arkadaşım şimdiki eşime sürpriz yapmak istiyordum. Dünya Kupası’nda görevliydim, atlayıp Türkiye’ye geldim. Brezilya çeyrek finale kalınca Brezilyalı taraftarlar arasından yayın yapmam istendi. Arkadaşları topladık eve, tezahürat yapacaklar. Arkadaşlar Gülden Karaböcek şarkısını Brezilya versiyonunda söyledikleri için talihsizlik yaşandı. Sunucu Öztürk Pekin de stüdyoda bir an aptallaştı.
Okocha’nın düğünü için hayatımı tehlikeye attım
Muhabirliğimin hızlı olduğu dönemlerde bir hikâyem var, ilk kez size anlatıyorum. Okocha diye Fenerli bir futbolcu vardı, Nijerya’da evleneceğini öğrendim. Düğünün görüntülerini bir kanala sattı. Şansal abi ‘Bu görüntüleri istiyorum’ dedi. Ben de ‘Tamam abi’ dedim. Okocha ‘Nijerya’ya gelmesin, yoksa problem yaşarız’ diye beni tehdit etti. Benim de o zamanlar gözüm kara. Şansal abiye de söz vermişim. Düğünden bir hafta önce Nijerya’ya gittim ve oradaki yerel bir televizyon kanalı ile Okocha’nın düğününü çektirmek için anlaşma yaptım. Düğün günü ben de kilisedeyim. Okocha bir kamyon dolusu askerle geldi ve beni gösterdi Bu adamı yakalayın.’ diye. Kameramanı götürdüler, elinden makinesini alıp dövmüşler. Ben olay yerinden kaçıp Metin diye bir tanıdığın yanına saklandım. Paranın hepsini de kameramana vermiştim. Ramazan’dı ve oruçluydum, 45 derece de sıcaklık vardı. Bu arada Okocha bana haber yollamış “Sıkıysa bu ülkeden çıksın” diye.
Gece yarısı saat üçte havaalanına gittim, aktarmalı bir uçakla gizlenerek Türkiye’ye geleceğim. Korkarak görevliye pasaportu uzattım. Adam ‘Evrakların eksik’ dedi, 20 dolar koydum pasaportun arasına ve tekrar uzattım. Görevli bu kez ‘Tamam’ dedi. Pazartesi aynı anda iki kanalda program var. Önce yetiştirenin diğerini yenmesi söz konusu. Ben aktarmalı gideceğim için geç kalacağım, ama bizim ekipten bir arkadaş Okocha’yla birlikte dönen o kanalın muhabirinin bulunduğu uçağına bomba ihbarı yaptı ve uçak Marsilya’ya zorunlu iniş yaptı. Onlar Marsilya’daki uçağı da kaçırınca düğünü yayına ilk biz verdik. Benim için dönüm noktalarından biridir bu olay.
Tarkan’a helal olsun
Benim Tarkan’la bir samimiyetim yok ama “Acun, Tarkan’ı ezdi geçti” değerlendirmesi yanlış. Ben yarışma programı yapıyorum, Tarkan şarkı söylüyor. O tek başına Türkiye’nin sıralamada sekizinci kanalında şarkı söylüyor, ben ilk iki kanalından birinde yapıyorum. Yani zaten birinci dakikada 100 metre önde başlıyorum. TRT’nin hayatında hiç görmediği bir reyting var ortada. Bence Tarkan’a helal olsun, büyük performans sergilemiş. Şimdi kalkıp da “Acun, Tarkan’ı ezdi geçti” dersek bu tamamen Tarkan’ı dibe batırmak için veya TRT’nin Tarkan’a verdiği paranın boşa gittiğini söylemek için yapılan bir operasyondur.

Var mısın Yok musun Oyunu ve Olasilik Hesaplari

Dünyanın en kolay para kazandıran yarışması olduklarını söyleyen programı ben de izledim. Sayısal loto çekilişinden değil, Var mısın Yok musun Oyunundan bahsediyorum. Bir araya gelmek zorunda bırakılmış kutular ile yarışmacılar, Acun Ilıcalı ile kutular, sunucu ile yarışmacılar arasındaki ilişki izlenmeye değerdi. Bir kere ekrandan yüzümüze pozitif enerji yağıyordu. Ele ele tutuşmalar, kutuyu açarken konsantre olmalar, konfeti yağmurları filan vardı ve bütün bunlar mutlu olmamıza yeter gibiydi. Ama unuttuğumuz önemli bir konu vardı. Okul hayatımızda zorla öğrenmemiz istenen olasılık konusu yarışmada başrollerdeydi ama biz bunu boş verip, pozitif hisler peşinden gidiyorduk ve bu konunun figuran olmasını istiyorduk. Halbuki ihtimal hesapları genç ve güzel bütün aktristler gibi ön plana çıkmayı hak ediyordu. Tıpkı kutular gibi ve tıpkı yarışmacılar gibi.



Yarışma ilerliyor, seyirciler olur olmadık eylemleri alkışlamayı sürdüyordu ama bir kişinin rastlantı veya kesin olmayan olaylarla uğraşan olasılıktan bahsettiğini görmüyordum. Ve benim çıkıp bunları söyleme ihtimalinin sıfır olmasına üzülüyor, Hamdi gibi bir telefon arkadaşlığı yapmadığıma içerliyordum.

Kutularda saklambaç oynayan yüksek meblağlardan hangisinin geleceğini saptamak imkansızdı. Bununla birlikte kutudan hangi paranın çıkacağını öngörmek, pozitif veya nötr enerjiyle değil, olasılık teorisi ile olanaklıdır.

Olasılık teorisi, 17 yy. başlarında rulet ve iskambil gibi oyunların tahmini sonuçlarıyla başladı. O zamandan bugüne değin birçok matematikçi bu teoriyi genişletmek için katkıda bulundular. Bununla beraber, olasılığın uzun ve hareketli geçmesine rağmen, bu teori 1920’li ve 1930’lara kadar belirlenemedi. Çoğul olasılık kuramı denilen bu belitik gelişme olasılığın kavramlarına bir kesinlik getirerek matematiksel bir modele oturtulmuştur. (Teori ve Problemlerle Olasılık- SeymourLipschutz)



Olasılık örnek uzayında yer alan olumlu olayın/olayların sayısının bütün olayına/olaylara oranlamasından elde edilen bir değerdir. Tabi olumsuz olaylarda da bu geçerlidir. Buna göre, büyük ödülü kazanma şansı her kutuda değişiyor ve kutular açıldıkça bu şans sürekli artar. Tabi en büyük miktara sahip kutu açılmamışsa.

Olasılık hesaplamalarını yaparak karar veren yarışmacılar olsun istiyorum. Pozitif enerji gibi zırvalıklar bu şekilde son bulabilir. Ama bu bile kolay para kazanmak gibi aşağılık bir duyguyu hafifletebilir mi, bilemeyiz.

Tek rakibim Emre Belözoğlu

Acun Ilıcalı spor ve magazin muhabirliğiyle girdiği televizyon dünyasında Var mısın? Yok musun? adlı yarışmayla reyting rekorları kırıyor, herkes onu konuşuyor

Acun Ilıcalı spor ve magazin muhabirliğiyle girdiği televizyon dünyasında Var mısın? Yok musun? adlı yarışmayla reyting rekorları kırıyor, herkes onu konuşuyor. ‘Kendimi çok iyi noktada görüyorum. Bu konuda mütevazı olamayacağım. Ama bir gün sıkılırsam gözümü kırpmadan bırakırım’ diyor.

Önce spor, ardından magazin muhabirliği yaptı. Ama gönüllere ‘firar’ ederek taht kurdu. Acun Ilıcalı, dünyanın pek çok ülkesine giderek hazırladığı Acun Firarda isimli programla gençleri ekran başına topladı. Ardından Fear Factor ve Survivor gibi yarışmalarla karşımıza çıktı. Şimdi ise Var mısın? Yok musun? adlı yarışmayla reyting rekorları kırıyor. Acun Medya adlı bir şirket kurarak başka yarışma formatlarını da Türkiye’ye getirdi. Örneğin Söyle Söyleyebilersen.

Ilıcalı’nın zamanının çoğu sette geçiyor. Röportaj için Var mısın? Yok musun? Yarışmasının setine gittiğimizde yarışmacının tablosu çok da iyi değildi. Son dört kutu kalmıştı ve yarışmacı önerilen teklifi kabul etmeyerek devam etmeye karar vermişti. Sonunda kutusunu açtırmış ve içinden sadece 25 YTL çıkmıştı. İşte tam o noktada ‘Ayağınız uğurlu geldi’ diye espriyi patlattı Ilıcalı...

Sizi yurtdışında program yaparken görmeye alışmıştık. Ne oldu da kapalı mekanlarda program yapmaya başladınız?

Var mısın? Yok musun?’un formatı stüdyo formatıydı. Bu yüzden de programı içeride yapmak zorunda kaldık. Zorunda kaldık diyorum ama bu işten çok da zevk aldık. Çünkü program çok eğlenceli geçiyor. Hiç sıkılmıyoruz.

Var mısın? Yok musun? formatı başka kanallarda daha önce denendi ama başarısız oldu. Sizin projenizin bu kadar tutmasının sebebi nedir?

Daha önceki denemelere göre formatta değişiklikler yaptık. Tabii bunun dışında halkın beni sevmesi, kendilerine yakın bulmaları, benimsemeleri ve hatta evin bir ferdi olarak görmeleri bu ortamdaki sıcaklığın ekranlara yansımasını sağladı. Bence bu açıdan da insanlar ilgi duyup seyretmeye başladı. Adeta herkesin evinin bir köşesi gibi oldu burası.

ARTIK EVİN OĞLU OLDUM

‘Herkesin komşusunun oğlu’ gibi mi?

Komşunun oğlu değil daha üst noktada görüyorum kendimi. Yani aileden biri oldum herkes için. Adeta evin oğlu oldum. Zaten sokaktan aldığım enerji de hep bu yönde.

Bu durum reytinglere de yansıyor...

Kesinlikle öyle. Her seferinde çok iyi reytingler alıyoruz. Ciddi ciddi bir izlenme potansiyeline sahibiz. Öyle ki bu projede 15, 16 hatta 22 reyting alıyoruz. Bunlar akıl almaz rakamlar. O yüzden böyle bir proje Türkiye’de gelmiş geçmiş projeler arasında bir elin beş parmağını geçmez.

Önce spor muhabirliği, sonra magazin muhabirliği, ardından da programlar geldi. Hiç bu kadar başarılı olabileceğinizi düşünüyor muydunuz?

Yükselme yaşadığım doğru ama açıkçası herkesten daha büyüğüm daha da büyüyeyim ya da daha büyük prodüksiyonlar yapayım diye düşünmedim. Sadece beğendiğimiz projeleri aldık ve Allah’ın hikmeti işte her yaptığımız proje bir öncekinden daha fazla reyting aldı. Bu çok olabilecek bir ihtimal değil aslında. Mesela Acun Firarda’dan sonra Fear Factor’ı yaptım ve proje Acun Firarda’dan daha çok reyting aldı. Fear Factor’den sonra Survivor’u yaptım o da bir öncekinden fazla reyting aldı. Şimdi de Var mısın? Yok musun?’da aynı durumu yaşıyorum. Bu biraz da denk geldi.

Peki, idealinizde ne var?

İdealimde ille de çok büyüyeyim gibi düşünceler yok. Ben hep böyle bir iki prodüksiyon yapayım mutlu olayım düşüncesindeyim.

Her projeyle bir öncekinden daha fazla reyting aldığınızı söylediniz. Geçtiğimiz günlerde de Söyle Söyleyebilirsen adlı yarışma programı izleyenlerle buluştu. Projenin Var mısın? Yok musun?’un reytinglerini geçeceğini düşünüyor musunuz?

Bu projede ABD’de hakikaten severek izlediğimiz bir programdı. O yüzden burada da çok tuttu. Programı Behzat (Uygur) sunuyor, ama tabii insanlar projenin benim projem olduğunu biliyorlar. Anladım ki insanların yaptığım projelere karşı sıcaklık hissediyorlar. Çok iyi reyting aldı. Şu bir gerçek ki biz projeyi yaparken hiçbir şekilde işin maddi boyutunu düşünmüyoruz. Yani ‘Zarar edelim ama istediğimiz gibi bir proje olsun. Hem biz hem de insanlar mutlu olsun’ diye düşünüyoruz. Sonuçta amacımız ekranda güzel bir şey olsun. İsmimiz insanların kulağında daha iyi algılansın.

YENİ BOMBASI YAKINDA

Bu iki projenin dışında yakında Yoksa Rüya mı? adlı program yayına girecek. Nasıl bir program bu?

Çok güzel ve değişik bir proje bu... O da önümüzdeki haftalarda özel bir kanalda yayınlanacak. Özel bir bölüm olacak ve tek bölüm olarak yayınlanacak. Sevgili Beyazıt Öztürk, Özgü Namal, Kadir Çöpdemir ve Azra Akın ile inşaat yapıyoruz. Dördünü inşaata soktum ve sabah akşam çalıştırıyorum hepsini. Bu arada inşaat bir okul inşaatı. 0 - 6 yaş grubu işitme engelli çocuklar için bir anaokulu yapıyoruz. Sonuçta hepimizin gurur duyacağı bir proje olacak.

Neden böyle bir proje?

Çünkü miniklerin hayata hazırlanırken eğer ilköğretim öncesi eğitim almazlarsa zorlandığını öğrendik. Bu da beni çok etkiledi. Şimdi onları anaokulunda iyice eğiteceğiz ve ilkokul ve ortaöğrenimlerini çok iyi geçirecekler.

Sizi hep gezerken, eğlenirken, program yaparken gördük. Ama şimdi zaman zaman dramatik olayların yaşandığı, gözyaşlarının aktığı bir programda görüyoruz. Ara sıra ‘Ne yapıyorum ben’ dediğiniz oluyor mu?

Açıkçası çok bulunabilen bir sunucu tarzı değilim. Hemen hemen her şeyi sunabilirim. Sunuculuk konusunda doğal Acun olarak gezdiğim için herhangi bir tiplemede değilim. Bugün müzik programı da, dramatik program da, evlilik programı da sunabilirim. Kendimi bu konularda herhangi bir program sunucusu olarak nitelendirmiyorum. Ama şimdiye kadar yaptığım işlerde en çok zevk alarak ve severek yaptığım sunuculuk Var mısın? Yok musun? oldu. Çünkü burada insanlarla iletişim kuruyorum.

PlayStation’da beni bir tek Emre Belözoğlu zorluyor

Gece hayatı olan biri gibi görünseniz de sizi hiç magazin programlarında, gece gezmelerinde görmüyoruz...

İçki ve sigara içmeyen biriyim. Dolayısıyla da kapalı mekanlarda bulunmaktan hoşlanmıyorum. O yüzden de gece hayatında mutlu olmam çok söz konusu değil. Ama yazın ortamlar açık olduğu için bir iki kere çıkıyorum. Bunların dışında beni en çok arkadaşlarımla playstation oynamak mutlu ediyor.

Yorgunluğunuzu ve stresinizi playstation oynayarak mı atıyorsunuz?

Anlamsız saatlerde futbol oynuyoruz. Mesela arkadaş arıyor ‘Gece 01.00’de maç var’ diyor, bir bakıyorum halı sahadayız. Onun dışında futbolcu arkadaşlarımla playstation oynuyoruz. Genelde hepsini yeniyorum. Türkiye’de beni tek zorlayan Emre Belözoğlu. Ama Okan Buruk’u defalarca yenmeme rağmen yenilgiyi kabul etmez. On defa da yensem makinenin arızası olduğunu falan düşünüyor. Onun gözünde benim attığım goller ‘bu ne biçim gol’ onun attığı goller ise ‘süper gol’...

Para kazandırmak için kalbim atıyor

Yarışmada çok para verdiğiniz zamanlarda içiniz yanıyor mu?

Hayır, kesinlikle acımıyor. Çünkü paraları ben ödemiyorum, kanal ödüyor. Kanal da o gün kaç para öderse ödesin, bu projenin aldığı reklam geliri yanında önemli bir miktar olmaz. O yüzden o kadar yarışmacının kazanması için kalbim atıyor.

Duyduğumuza göre yarışmada telefonda konuştuğunuz Bankacı Hamdi Bey diye biri yokmuş ve o kişi sizin kameramanınızmış...

Kim, nereden uyduruyor böyle şeyleri anlamıyorum. Zaten Hamdi Bey hakkında o kadar çok şey söylendi ki aslında şaşırmamak lazım. Çünkü daha önce Hamdi Bey’in bir kadın olduğu dahi dedikodusu çıktı. O yüzden kulak arkası ediyorum böyle şeyleri.
Peki, gerçekten bankacı mı kendisi?

Hamdi Bey’in bankayla bir ilgisi yok. Yani bankacı değil ama kendisi finansla ilgileniyor.

Hayatın sınavından geçip mezun olmuşum zaten

Çocuklarınız var, ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

Eskiye nazaran vakit ayırabiliyorum. Yani önceki projelerde hep 1, 2, 3 ay yurtdışında olduğum için şimdi gecenin bir vakti gitsem de bu duruma şükrediyorlar. Çünkü en azından biliyorlar ki geç de olsa eve gideceğim. En azından sabah kahvaltılarını birlikte yapıyoruz.

Bir trafik kazasında anne ve babanızı, başka bir kazada ise yakın arkadaşınızı kaybettiniz. Siz de ağır yaralanmıştınız. Bu olaylardan sonra hayata bakış açınız değişti mi?

Hayata hiçbir zaman ciddi bakmadım. Lisedeyken de, üniversitedeyken de yaşadığım olayları anlattığımda herkes ‘Hadi canım, bu kadar da olmaz’ diyordu. Bunun sebebi benim hayata son derece rahat bakmamdan kaynaklanıyor. Hayata hep böyle rahat baktım ama annemle babamı kaybettikten sonra işler biraz daha değişti. Yani annemle babamı 20 yaşımda kaybettim. 21 yaşımda boşandım. Kendim en ağır trafik kazasını geçirdim. Kızım en ağır trafik kazasını geçirdi. Şöyle bir baktığımda zaten hayatın sınavından geçip mezun olmuşum. Bir insan bundan sonra ne yaşayabilir ki artık? İşte bu olayların vermiş olduğu umursamazlık ve rahatlığın belki de bugünkü başarımda ciddi bir etkisi olmuştur.

Osmantan Erkır çok güzel projeler yapıyor

Bu kadar pek çok proje, yeni kurduğunuz Acun Medya adlı şirketiniz, şöhretiniz... Doyum noktanız nedir?

Şu an için doyum noktam yok ama sıkıldığım anda da her şeyi bırakabilirim. Başarı tabii ki beni çok motive ediyor, yaptığım işleri de seviyorum. Ama bir gün haksız yere eleştirilirsem sıkılırım ve o anda da gözümü kırpmadan her şeyi bırakabilirim. O konuda televizyon olayını tamamen manevi boyutta yaşıyorum.

Sizin gibi Osmantan Erkır da birçok proje getirdi Türkiye’ye. O projelerle sizin yaptığınız projeleri kıyasladığınızda kendinizi nerede görüyorsunuz?

Mütevazı olamayacağım, kendimi çok iyi buluyorum ve iyi bir noktadayım. Çünkü ne getirsem tutuyor. Bugün hiçbir yapımcıyı bu şekilde bulamazsın. Televizyon dünyasında hoşlanmadığım birkaç adam var. Ama şu da bir gerçek ki Osmantan da güzel projeler getiriyor.

Var mısın Yok musun" un 'Maviş'i Nursel'in gözyaşartan hikayesi.

Yetiştirme yurdunda büyüyen Nursel, Var mısın Yok musun yarışması ile binlerce kimsesiz çocuğun meleği oldu. 'Maviş' Anneler Günü'nde, annesiz yıllarını ve mücadelesini anlattı...

  NURSEL Ergin (28), neşesi, samimiyeti ve güzelliğiyle Show TV'nin sevilen yarışmasının gözdesi oldu. Hep gülümseyen yüzünün ardında çelik gibi irade var. Annesi-babası boşanınca 2 yaşında ağabeyiyle yetimhaneye verilmiş. 11 yaşında amcası yanına almış. 18'inde evlenip 19'unda anne olmuş.

NURSEL, annesini ilk kez 2 yıl önce gördü. O anı 'Sabaha kadar ağladım' diye anlatıyor. Şimdi, kimsesiz çocuklar için savaşıyor. İnsanların onlara el uzatması, sevgilerini vermesi için çırpınıyor. 'Hayata 1-0 mağlup başladım, skoru 1-1 yaptım. Onların hayata yenik başlamasını istemiyorum' diyor...

Neşeli görünmem hayata karşı kalkanım

‘Var mısın Yok musun’un güzelliği, enerjisi ve sıra dışı hayat hikayesiyle dikkatleri çeken hatta geniş bir hayran kitlesi olan yarışmacısı Nursel Ergin hikayesinin ayrıntılarını Akşam Pazar’a anlattı.

Güzelliği, zarafeti, içtenliğiyle gönüllerde taht kuran, çıtı pıtı ama çelik iradeli, ekranın ‘mavişi’ Nursel Ergin, henüz 28 yaşında olmasına rağmen 9 yaşında Bengü adında bir kız çocuk annesi. Ailesiz büyümesine rağmen, kuyruğu titretmeden hayatta kalabilenlerden Nursel, şimdiden geleceğin ekran yüzü olmaya aday.

Henüz 28 yaşındasın ama 9 yaşında bir kızın var, neydi bu acele?

Yalnızlıktan. Yoksa âşık oldum, evleneyim durumu yoktu. O dönem için mantıklı bir karardı. 18 yaşında evlenip 19’umda anne oldum. Başta çocuk istememiştim ama iyi ki de olmuş. Artık evlenmeyeceğime göre.

Neden evlenmeyeceksin ki?

Çünkü çocuğumun üzülmesini istemiyorum. Erkek milleti de malum... Evlilik çok bana göre değil. Özgürlüğümü seviyorum.

Yetimhane hayatın nasıl başladı?

2 yaşındaydım, benden bir yaş büyük ağabeyimle gözümü yetimhanede açtım. 10 yıl kaldım. Babam içki içerdi, annemle ayrılınca babam bizi kimseye vermeye kıyamayıp yetimhaneye vermiş. Annem memleketi Tarsus’a dönmüş, babam Trakyalı.

Babanı hiç gördün mü sonra?

Sonradan görüştük ama annem yoktu hayatımda. Annemi 2 yıl önce bulduk.

Nasıl buldunuz?

Ağabeyim buldu. Aslında karşıydı anneme, “anne” deyince buz kesiyordu. Benim içinse anne ilginç bir duyguydu, nasıl bir şey bilmezdim. Ağabeyim karakolda çalışıyor, annemin eşinin trafik cezası varmış, soruşturunca bulmuş. Anneme kavuşmak o kadar kolay olmadı. Bizi nasıl karşılayacağını bilmiyorduk. Çocukları, kocası ne diyecekti? Ağabeyim önce gitti, dayanamadım ben de gittim. O yolculuk uzun bir geceydi, düşündüğümde hâlâ duygulanıyorum. Unutamayacağım sahnelerden biri. Gece geç saatte indik. Önce telefonla konuştuk, hiç böyle ağladığımı hatırlamıyorum. Telefondan “kızım” diye bir ses geldi. Kimse bana öyle seslenmemişti. O da inanamamış zaten, bayıldı. Artık görüşüyoruz. Annem 6 çocuk daha doğurmuş, yeni bir hayat kurmuş. Samimiyetine inanıyorum, kızgın değilim. Vardır bir sebebi diyorum. Cahilliğinin kurbanı olmuş. 11 yaşındayken; amcamlar koruyucu aile olarak yuvadan aldılar beni. Onların da üç çocuğu vardı. 5 yıl onlarla kaldım.

Evlenmeye nasıl karar verdin?

16 yaşımda çok mutlu olmadığımı hissettim, Lüleburgaz’a babam, babaannem ve küçük amcamla yaşamaya gittim. Alışamadım, yabancıydım. Genç ve toydum, evlenirsem daha güvende olacağımı hissettim. Eşim 30 yaşındaydı. İkinci Lig’de futbol oynuyordu. Çok iyi biridir, hâlâ görüşürüz, şu anda evli. Benim için en önemli şey insan olmasıydı. Güvenmem önemliydi. Hayatım boyunca hep insanlara karşı temkinli oldum, zor güvendim. 5 yıl evli kaldım ve sanırım büyüdüm o süre içinde. Mutlu olamadığımı hissettim. Boşanmaya karar verdim. Fevri kararlarım vardır hayatla ilgili. Kendimi iyi hissetmediğim zaman önce içimde tutuyorum ve sonra patlıyorum. Gözüm hiçbir şeyi görmeden gidiyorum. Maalesef anne ve babamın yaptığının benzerini bir nebze de olsa çocuğuma yapmış oldum. Ama elimden geldiğince kızımı babasız bırakmadım. Her hafta Çorlu’dan Lüleburgaz’a babasına kızımı taşıdım. Beraber yemek yedik. Eski eşim ilk başta memnun değildi, kızgındı ama sonra bunun kızımız için iyi olduğunu anladı. Geçen yıl evlendi. Eşinin de bir çocuğu var, iyi biri ve benim çocuğumu seviyor. Şimdilik Bengü’nün geçici bir süre onlarla kalmasının daha doğru olduğuna karar verdim. Ama sürekli görüşüyoruz, hep yollardayım. Yarışmadan önce İstanbul’a taşınmaya karar vermiştim çünkü Çorlu’da mutsuzdum. Bütün zamanımı alan bir işim olsun istiyorum ki kendimi üzmeye vaktim kalmasın. İstanbul’a gelmeden önce, yurt müdürüm ‘Oya anne’yi aradım ve “İstanbul’da yeni bir başlangıç yapmak istiyorum” dedim. Şimdi onun yanındayım.

NASIL AİLE OLUNUR, BİLMİYORDUM

Oya Anne senin için çok önemli galiba…

Kesinlikle. Bir çocuk için sevilmek çok önemlidir ve ben yuvada çok sevilerek büyüdüm. Bir de yuvada Meryem Annem vardır, onun çocuğu olmuyordu, beni her hafta sonunda evine alıyordu. Onların beni sevmeleri, ilgilenmeleri çok şey katmıştır. Oya Anne’nin bütün çocukları sevmesi, bize verdiği emek, belki de bir anne-babadan çok doyurdu bizi.

Güler yüzlü, neşelisin. Yaşadıkların seni çok etkilememiş gibi duruyorsun

Çok neşeli değilim. İçimde çok fırtınalar kopar, hassasım aslında. Çabuk kırılırım o yüzden arkadaşım çok, dostum azdır. Güvenememem. Neşeli durmam hayata karşı kalkanım. Ailesizliği bu yaşlarda daha çok hissediyorum. Gerçek hayata atıldım, ama o zaman nasıl aile olunacağını bilmiyordum

Yarışmada ne kadar para kazanırsın sence

  • Bu konuyu fazla düşünmemeye çalışıyorum. Plan yapmam. Planlarsam ve olmazsa üzülürüm. Ne yaşamam gerekiyorsa onu yaşayacağım. Hep böyle oldu, o yüzden depresyon geçirmedim. Hayatı, kendimi, insanları seviyorum, şanslı hissediyorum kendimi. Yuvada büyümeseydim şu anki Nursel olmayabilirdim. Cesurumdur, güçlüyümdür, kolay yıkılmam, ufak şeyleri kafama takmam, ‘bu da geçer’ derim. Annesiz-babasız büyümek beni çelik gibi yaptı. İnsanların üzüldüğü şeyler beni çok şaşırtıyor. Ağabeyim mesela benim gibi değil. Küskün. Bazı çocuklar öyle oluyor yuvada. Yarışmadan iyi bir para alırsam ağabeyime de kendime de ev alabilirim. İnsanlar 150 bin YTL kazanırsın diyor ama ben 10 bin YTL kazansam bile mutlu olacağım, çünkü kenarda o kadar param yok. Yaşadıklarım da yanıma kâr kalacak. Parasız ayrılırsam, elbette içim burkulur ama acıya karşı çelik gibiyim, yıkılmam. Hayata 1-0 yenik başladım, bu şekilde durarak 1-1 oldum. Hayatla resmen kavga ediyorum; sen mi ben mi diye. Burada bir gol atarsam, ben kazanacağım. Kutu gibi bir evim olsun, kızımla oturayım, bir de köpeğimiz olsun istiyorum. Kendime bir iş açabilirim belki, emir almayı sevmiyorum.
  • Hakikaten o kutuları hissediyor musunuz

    Hayat hissetmektir. Biriyle tanışırsın, elektrik olur, yakınlık hissedersin. Her şeyde bir şeyler hissederek karar veriyoruz. Yarışmada da o anki ruh haline bağlı. Hislerim kuvvetlidir. Birine baktığımda iyi mi kötü mü anlarım.

    Televizyondan korkuyorum

    SİnemayI, bisiklete binmeyi çok seviyorum. Bisikletçi Lance Armstrong’un hayatını okuyorum. Başarı hikayelerini severim. 5 yıl step-aerobik antrenörlüğü yaptım. Güzeldi ama yorucuydu, parası azdı. Para kazanayım diye günde 5 seans yapmaya başladım; sağlığımdan oluyordum. Lise mezunuyum ve hayatım boyunca içimin yandığı şey üniversiteye gidememiş olmam olacak. Okuyabilecek bir çocuktum. Zekiydim, derslerim iyiydi. İşe yarar bir mesleğim olsun isterdim. Televizyondan teklif geleceğini hissediyorum ama o dünyadan korkuyorum. Bir öneri gelirse Acun Bey’den yardım istemeyi düşünüyorum. Çünkü bu dünyayı hiç tanımıyorum. Düzgün bir şey olursa isterim tabii. Çok para kazanıp kızıma iyi bir eğitim verebilirim. Belki ben de onunla okuyabilirim

    röportajı

    Acun'un en acı hatırası;

    Acun Ilıcalı, anne ve babasını kaybettiği trafik kazasını hiç unutamıyor..

    "Var mısın Yok musun" programıyla dikkat çeken Acun Ilıcalı, bir trafik kazasında anne babasını kaybetti.



    Aynı trafik kazasında kızı şans eseri kurtulan Ilıcalı'nın, kullandığı motosikletle yaptığı kazada ise en yakın arkadaşı öldü.



    Ayda 200 YTL’ye televizyon muhabirliğine başlayan, şimdi ise ekranların en çok kazanan "Var mısın, Yok musun" yarışma programının yapımcısı ve sunucusu olan Acun Ilıcalı, bu noktaya geliş hikayesini ve başarısının sırrını Kelebek’le paylaştı.



    n Röportaja sizi daha yakından tanıyarak başlayalım...

    1969 yılında Edirne’de dünyaya geldim. Çok yaramaz bir çocuktum. Tam bir sokak çocuğu... Sigara içmeye ilkokul beşinci sınıfta başladım, düşünün işte! Acayip bir şeydim. Benden iki yaş büyük Ömer adında bir ağabeyim var. O, okul birincisi, örnek bir çocuk. Edirne’de, İtalyan Lisesi’ni kazanan tek öğrenciydi. Ailem için ben de o kadar başarılı olmalıydım.



    n Oldunuz mu peki?



    - Evet... Hiç kimsenin beklemediği bir şeydi, Kadıköy Anadolu Lisesi’ni kazandım. Ama çok parlak bir öğrenci değildim. Her yıl 10 dersten ikmale kalır, yıl sonunda hepsini verir, sınıfımı geçerdim. Yani sınıfın en kötü, Kadıköy Anadolu Lisesi’nin en başarısız öğrencisi bendim. Ama dediğim gibi hiçbir yıl sınıfta kalmadım. Nasıl kalmadım; öğrenim hayatında gelmiş geçmiş en büyük kopyacı benimdir herhalde.



    n Üniversiteye gittiniz mi?



    - İngilizcem iyi olduğu için İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nü kazandım. Hem de üç kez... Ama üniversite hayatım, 7 yılın sonunda mezun olmadan bitti. Zaten 19 yaşında da evlendim. Evlendikten sonra kızım dünyaya geldi. Kızım doğduktan 9 ay sonra da ailemi kaybettim. O andan itibaren de zor yıllar başladı işte.



    n Trafik kazasında kaybettiniz ailenizi, değil mi?



    - Evet, Bodrum’a tatile gidiyorlardı. Kızım Banu da onların yanındaydı. Babam sakin sakin konvoyu sollarken, bir anda karşısına 180’le gelen bir araç çıkmış ve kafa kafaya çarpışmışlar. Annemle babam orada rahmetli olmuş. Kızım ise kurtulmuş. Sadece vücudunda 18 kırık vardı. Hepsi de iyileşebilecek kırıklardı, nitekim 4 ay sonra da eski sağlığına kavuşmuştu.



    n Çok fena...



    - Bu dünyada, bundan daha büyük bir acı olamaz herhalde. Öyle bir acıydı ki, kızımın yaşamasına sevinememiştim bile. Banu’nun o kazadan sağ çıkması gerçekten mucizeydi. Ben o yüzden kızıma "mucize çocuk" derim.



    n Şimdi kaç yaşında Banu?



    - 17 yaşında...



    n Maşallah. Peki, bu korkunç olaydan sonra hayatınızda neler değişti Acun Bey?



    - Kalbimdeki sızı hiç geçmiyor. Ben o olaydan sonra tam bir yıl evden dışarı çıkmadım. Kimseyle görüşmek, hiçbir şey yapmak istemiyordum. Hep arkadaşlarım eve geliyordu. Ben de sürekli onlarla oyun oynuyor, futbol izliyordum. Benim bu durumuma eşim daha fazla dayanamadı ve boşanmak istediğini söyledi. Ona göre benden pek bir şey olmayacaktı. Ve boşandık. Her şey o kadar üst üste gelmişti ki. Deli gibiydim... Tam dibe vurmuştum yani...



    n Dibe vurduktan sonra ne oldu da yeniden yükselmeye başladınız?



    - Kanal D’nin genel müdürü olan İrfan Şahin, yeğenimin en yakın arkadaşıydı. Dolayısıyla çocukluğumu bilir. O dönem İrfan Ağabey, Show TV’de mali kontrolördü. Bir gün onu ziyarete gittim. Beni İlker Yasin ile tanıştırdı ve stajyer kadrosundan ayda 200 YTL’ye spor servisinde işe başladım. İki ay sonra da çıkartıldım. Fakat birkaç ay sonra İlker Bey beni yeniden işe aldı. Ama devamlı topun ağzındaydım.



    n Ne zaman, nasıl yırttınız?



    - Beşiktaş maçlarına gittikten sonra... Beşiktaş muhabiri olduktan sonra bir anda sporcular ile samimi oldum, sıcak diyaloglar içinde bulundum. Bu samimiyetten dolayı bütün futbolcularla özel röportajlar yapmaya başladım ve bir anda yıldızım parladı. Parlamamla beraber Şansal Büyüka’nın yanına, Televole’ye maaşımın yedi katına transfer oldum. Televole o zaman futbol magazindi. İşte bu program benim hayatımın dönüm noktası oldu. Çünkü futbol dünyasından ünlüler dünyasına transfer oldum. Kimseyi satmadığım, samimi olduğum için sanat dünyasında da çok özel işler yaptım. Derken Televole içerisinde kendime ait bir bölümüm oldu ve o bölüm için bir süre sonra dünyayı dolaşmaya başladım. 105 ülke gezdim ve bu arada bir kez daha evlendim. Eşim Zeynep’ten de iki kızım daha var. Bir 3.5 yaşında Leyla, diğeri 6 aylık Yasemin. Yani üç kız babasıyım.



    n Peki... "Acun Firarda" programıyla birlikte yapımcılığa da başladınız. Şimdi de "Var mısın, Yok musun?" u yapıyorsunuz. Yeni projeler var mı?



    - Gittiğim ülkelerde hep TV izlerdim. Dolayısıyla beğendiğim, zevk aldığım programları Türkiye’ye getirdim. Baktım ki benim zevk aldığım işlerden herkes zevk alıyor, program seçimlerini de ona göre yaptım. Yeni bir proje var mı, belki bir tane daha bir şey yaparım. Ama büyümek istemiyorum. Butik kalacağım. Yoksa bugün 10 proje yapar, 10 kat para kazanırım.



    OYUNCULARLA OLMAZ



    n Son programınız "Var mısın, Yok musun?" ile yine zirvedesiniz. Biliyorsunuz aynı formatı "Büyük Teklif" olarak Halit Ergenç de sunmuştu. Ama beklenen başarı yakalanamadı. Sizce neden?



    - Ben Halit Ergenç’i başarısız bulmam. Çok önemli bir karakter oyuncusu. Fakat dizilerde oynayan insanların, reality show sunmasına karşıyım. Çünkü ekran başındakilere çok inandırıcı gelmiyorlar.



    KOLUMDA 36 DİKİŞ VAR



    Ailemi trafik kazasında kaybedip, sonrasında ilk eşimden boşanınca ben de ipler tamamen koptu. Herkesin bir gün öleceğini, hayatın anlamsız olduğunu düşünerek ölümden hiç korkmadan yaşamaya başladım. Gidip motosiklet aldım. Sonra büyük bir kaza geçirdim. Bağdat Caddesi’nde... Bir araba soldan gelip çarptı. Arkamda da yakın arkadaşım vardı. O da o kazada vefat etti. Benim ise sol kolum kırıldı. 36 dikişli bir ameliyat geçirdim ve koluma platin takıldı.

    Osman Ağa Kimdir

    Osman Ağa, Giresun'un Hacıhüseyin mahallesindeki Ferudunzadeler ailesindendir. Babası Hacı Mehmet Efendi, Annesi Zeynep hanım olup ailesi ticaret ile uğraşmakta idi. 1912 yılında balkan savaşı başladığına Osman Ağa ticaret işi ile uğraşmakta idi, babası askerlik bedelini ödemesine rağmen O gönüllü birlik oluşturarak savaşa katıldı. Savaşta göstermiş olduğu başarılarından dolayı Yarbaylık rütbesine kadar yükseldi. Bu savaşlarda sağ dizinden yaralanarak Gazi unvanını aldı. Giresun'a döndükten sonra 1.Dünya savaşına katılmış,Batum ve Harşit çayında Ruslara karşı savaşarak, Rusların Harşit çayını geçmelerini engelleyerek Tirebolu'nun işgalini önlemiş.

    Mondros Mütarekesinden sonra Belediye başkanı olmuş, Uzun yıllar beraber yaşayan Ermeni ve Rum işgalci çetelerinin belini gönüllüler kurarak kırmış. Bu Rum ve Ermeni işgalci çeteler,Osmanlı hükümetine Osman Ağa'yı şikayet ederek hakkında tutuklama kararı çıkarttırmışlar, Bunun üzerine Osman Ağa, Şebinkarahisar bölgesine yerleşmiş.

    8 Mayıs 1919 tarihinde Yunan Kızılhaç heyetini taşıyan bir Yunan gemisi Giresun'a gelir. Heyet 11Mayıs 1919 tarihinde Taşkışla'ya beyaz renkli Yunan Kızılhaç Bayrağını asar, 5 Haziran 1919 Tarihinde ise Pontus bayrağını asarlar. Bu olaylar üzerine Osman Ağa , Harekete geçerek arkadaşları ile birlikte işgalcilerin bayraklarını indirip, yerlerine Türk bayrağını asarlar.

    Osmanlı hükümeti tarafından affedilen Osman Ağa; İzmir ilinin Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine, 17 Mayıs 1919 tarihinde Giresun'da büyük bir miting düzenleyerek işgalci devletleri ve göz yumanları protesto etmiştir.

    29 Mayıs 1919 tarihinde Havza'da Mustafa Kemal Atatürk ile gizlice buluşmuş. Bu buluşmadan sonra Atatürk'den aldığı emirler doğrultusunda hareket etmiş, ayrıca bu emirler kendisine güç verdiği için daha rahat hareket etmeye başlamış.

    Erzurum Kongeresine Dr Ali Naci DUYDUK ve İbrahi Hamdi Bey'i temsilci temsilci olarak göndermiş. Giresun Askerlik Şubesi Başkanı Hüseyin Avni Alpaslan ve Jandarma Komutanı Hamdi Bey ile anlaşarak,Eylül 1920'de Giresun gençlerinden oluşan 'GİRESUN GÖNÜLLÜLER TABURU'nu kurmuştur.

    Kurulan bu tabur ilk önce Ermeni saldırılarında görev almış. 12 Kasım 1920'de Osman Ağa Mustafa Kemal ATATÜRK ile tekrar buluşmuş, Atatürk'ün korunması içi önce yanındaki on kişiyi, Daha sonrada Giresun'dan topladığı 100 kişilik muhafız gurubunu Ankara göndermiş. Bu şekilde Atatürk'ün ilk muhafız birliği Giresunlulardan kurulmuş.

    Giresun'da GEDİKKAYA isimli bir gazete çıkartarak, Milletin milli şuurun'un oluşmasını sağlamaya çalışmış. Bu çalışmaları art niyetli kişiler tarafından engellenmeye çalışılmış.

    Giresun Müdafa-i Milliye Başkanı ve Belediye Başkanı sıfatıyla Kasım 1920'de Ankara'ya gitmiş,Gerekli emirleri aldıktan sonra Giresun'a dönerek, 12 Ocak 1921 tarihinde 42. ve 47. Gönüllü Alayların kurulması çalışmalarını başlatmış.

    Mar 1921'deki Koçgiri ayaklanması Topal Osman Ağa komutasındaki 47. Gönüllü Alayının büyük katkıları ile bastırılmıştır.

    Çorum-Merzifon-Tokat ve Samsun havalisinde Rum ve Ermeni çetelerini tamamen kaldıran Osman Ağa , komutasındaki Gönüllü Alayı ile birlikte Sakarya savaşına katılmıştır. Bu savaşta 42. Alay, Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Bey Komutasında büyük kahramanlıklar göstermiştir, Taşlıtepe sırtlarını kanlarının son damlasına kadar savunmuşlar.Bu alayın tamamını şehit veren Osman Ağa, Mangaltepe sırtlarında büyük kahramanlıklar göstermiştir.

    Trabzon milletvekili Ali Şükrü beyin ölümünden sorumlu tutulmuş, 2 Nisan 1923'de çıkan bir çatışmada 40 yaşında iken vefat etmiş

    Mezarı Giresun Kalesindedir.

    Acun Ilıcalı'ya Transfer Teklifi

    5 milyon dolara var mısın? yok musun?
    Acun Ilıcalı, kendisine yapılan transfer teklifine ne cevap verdi?


    "Var mısın Yok musun?" adlı yarışma programını kapmak için kanallar birbiriyle yarışıyor. Ulusal bir televizyon kanalı, Acun Ilıcalı'ya 5 milyon dolar teklif etti. Ancak ünlü sunucu Show'da kalmayı tercih etti. Anlaşma parasıyla da Beykoz Konakları'nda villa satın aldı.Reyting rekorları kıran 'Var mısın Yok musun?' yarışma programıyla bir televizyon mucizesine imza atan Acun Ilıcalı'nın peşini kanal yöneticileri bırakmıyor. Show TV ile kısa süreli sözleşmesi bulunan Ilıcalı'yı transfer etmek için ilk olarak Star TV teklif götürdü. Transfer ücreti olarak 5 milyon dolar öneren kanala Ilıcalı 'Hayır' dedi.

    Bunun yerine Show TV ile masaya oturarak; yeniden anlaşma yapmayı tercih etti. Acun'un programının, Prime Time'da 'Altın Katagori' olarak değerlendirilen reklam tarifesiyle kanala her hafta 1 milyon dolar kazandırdığı belirtiliyor.

    2 PROGRAM DAHA YAPACAK

    Genç televizyoncu, kanalla hangi şartlarda sözleşme yenilediğini soranlara ise sadece hakkını aldığını söylemekle yetiniyor. Ancak sözleşme sonrası Beykoz Konakları'nda lüks bir villa alması yaptığı sözleşmenin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. İşadamlarının, sanatçıların ve sosyetenin ünlü simalarının oturduğu Beykoz Konakları'ndaki villaların fiyatları 750 bin dolar ile 2 milyon dolar arasında değişiyor.

    Ilıcalı yaptığı sözleşmeyle ücretini arttırdığı gibi ayrıca Show TV ile iki yeni program daha yapmak için anlaştı. Bu yarışmalardan Behzat Uygur'un sunduğu 'Söyle Söyleyebilirsen' yayınlanmaya başladı. Diğer yarışma programı ise hazırlık aşamasında ve bir süre sonra ekrana gelecek.

     Image Hosted by ImageShack.us

    arabam uzamax
    -
    - site ekle - site ekle - toplist arama motoru - arasana.com - arama motorları UHSV Ücretsiz Genel Dizin Link ekle, Site ekle, Bedava firma ekle, DMOZ benzeri dizin Site Ekle Favourite Topsites List - Add url Link Değişimi Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey Acun varmisin yokmusun var misin yok musun varmısın yokmusun oyunu varmısınyokmusun oyna varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun kayıt varmısın yokmusun sohbet varmısın yokmusun acun varmısın yokmusun chat varmısın yokmusun yarışması varmisin yokmusun yarismasi varmısınyokmusun yarışı varmısın yokmusun sitesi varmısın yokmusun bedava oyun yükle varmısın yokmusun com varmısın yokmusun net varmısın yokmusun acun ılıcalı varmısın yokmusun site varmısın yokmusun online varmısın yokmusun acunmedya varmısın yokmusun showtv varmısın yokmusun show tv varmısın yokmusun oyunu nedir varmısın yokmusun ne zaman yayına girdi varmisin yokmusun evren varmisin yokmusun kemal varmısın yokmusun özge varmısın yokmusun ömer hoca varmısın yokmusun nilgün varmısın yokmusun hamdi bey